Ana içeriğe atla

Özkan Gülkaynak ve Kayıtsız III

  Bizler asırlardır dünya üstünde or dan oraya göçebe hayatı ile yaşamış, önündeki engelleri hep aşmasını bilmiş bir milletin evlatlarıyız. Son geldiğimiz yerleştiğimiz güzel  Anadolu topraklarında diğer milletlerden olanları' da içimize katarak yaşamaya ve yaşatmaya devam. Bizlere damarlarında dolaşan kan hakikaten diğer Dünya üstünde yaşı yan milletlerde yok, bizimkisi çok sıcak kanlı, coğrafya'dan mı yoksa yediğimiz içdiğimiz den midir bilinmez.


Çocuklara bir bakalım;
  Yaramaz, haylaz, yerinde durmaz der dururuz. Halbuki onlar diğer millet çocuklarından farklıdır. Dünya genelinde araştırmalarda görülmüş ki Türk çocuklarını bırak' dığın yerde bulamıyorsun. Parklarda bakıyorum afacanlar bir aşağı bir yukarı koşturuyor Maşallah Allah c.c sayılarını art dırsın.


  Deniz' ler de Türk'ün dolaşmadığı yer kalmadı gibi, yok kaldı sa da oralarda bayrağımızı gösterecek mutlaka bir deniz sevdalısı, deniz aşkıyla dolaşan denizciler çıkacak dır. Nede olsa atalarımız  bu denizlerde dolaşacak cesareti, kendine güveni ve gözü pek yanlarını bizlere bırakmışlar. Bunlardan biride İzmir ilimizin Çeşme altı ilçesinden Özkan Gülkaynak kardeşimiz deniz' le re sevdasını aşkını, ilgisini göstermek için öğrenmiş, öğretmiş, yaşamış ve bizlere yaşatacak.
Kendi kaleminden;
" Ortaokul, lise ve üniversite öğrencilik yıllarında Ege ve Akdeniz’de, ayrıca yurt dışı eğitimim sırasında Manş Kanalı  ve Atlantik Okyanusu’nda çoğu zaman yalnız başına kendi teknem veya başka teknelerle bir çok seyir yaptım. 32 yıldan beri tek başına okyanus seyirleri, meteoroloji, tüm dünya denizlerinin meteorolojik yapısı, navigasyon – özellikle astro-navigasyon – olmak üzere açık deniz denizciliğinin gerekli her dalı üzerinde geniş bilgi birikimi ve deneyim edindim."

Kayıtsız III teknesi;
 Batı Karadeniz'de bir tersanede Bristol Channel Pilot Cutter tipinin  Amerikalı tasarımcı Y. Marie Tanton ile Gülkaynak'ın kısa bir omurga ve V biçimli bir karina uyarlamasına göre yapılmıştır. Boyu 7.95 metre, eni 2.93 m olan ahşap teknede elektronik aygıt bulunmamaktadır.
 "İnsanlar sorumsuz olmadan bizleri üzen ve yıpratan yapay dünya meselelerine ne kadar “kayıtsız” kalabilirse o kadar güçlü sağlıklı ve mutlu olacaklardır" özdeyişine inancı nedeniyle teknesine "Kayıtsız" adını koyduğunu açıklamıştır.

Özkan  Gülkaynak, 1 Temmuz 2006'da İzmir'den başladığı seyahatini "Kıyılar bozulmasın, denizler temiz kalsın" sloganıyla sürdürdü. Seyahatinde hiçbir elektronik seyir aygıtı kullanmayan denizci, Atlan tik Okyanusu dışındaki tüm etaplarda yalnız seyahat etti.
30 Mayıs 2009 tarihinde Antalya Çelebi Marinadan Türkiye'ye giriş yapan denizci, dünya seyahatini 1 Temmuz günü İzmir Pasaport Limanın da sonlandırdı. Koyu bir Karşıyaka Spor Kulübü (K.S.K) taraftarı olan Gülkaynak' a 1 Temmuz Kabotaj Bayramında Karşıyaka Spor Kulübü Yelken tesisleri önünde de Karşıyakalı sporcu taraftarlar tarafından bir karşılama töreni düzenlendi.


  Tuna nehrini boydan boya akıntıya karşı geçmeyi hedefliyor. Akıntıya karşı yelkenle gitmek, tabi ki kolay bir iş değil ama bizler kendisine ve bilgisine güveniyoruz. Bayrağımızı gururla dalgalandıran,  dünyanın çeşitli yerlerindeki milletlere bizleri tanıtan Özkan Gülkaynak destek olmak da görevimiz.
Tuna Nehri;
(Almanca Donau, Macarca Duna, Romence Dunarea, Bulgarca Dvnav, Sırp-Hırvatça Dunav). Orta ve Güneydoğu Avrupa’da ırmaktır. Uzunluğu 2.850 km, akaçlama havzası 828.800 km2. Volga’ dan sonra, Avrupa’ nın ikinci uzun ırmağıdır.

  Aynı zamanda gördüğü yerler hakkındaki bilgileri gelecek
 kuşaklara da aktarmak amacıyla "Özgürlük Hattının Batısına"
 adlı kitabı kendi kaleminden bizlere kavuştur muş dur.100 den fazla teknik çizim, 50 den fazla harita, 1000 kadar fotoğraf ile yaklaşık 1200 renkli görsel malzeme  içeren 90 gr 1.hamur kağıda basılmış, amatör denizcilik tarihinde  yazılmış en kapsamlı yapıtlardan biridir.
Özkan Gülkaynak kendi kaleminden bizlere öğütler:

Denizlerimiz Niçin Korunmalı?

  • Unutmayalım! Dünyanın hiç bir ülkesinde teknenizi çam ağaçlarına bağlayıp, gölgesinde tekne ile durmak gibi bir lüks yoktur. 
  • Türk ülkesi, denizleri ve kıyıları, her bakımdan dünyanın her köşesinden çekici ve üstündür. Ege denizinin su berraklığı dünyada benzersizdir.
  • Bu Türkiye’ nin bir türlü farkına varamadığı doğal değeridir. Bunun farkında olalım ve korumak için gerekeni yapalım. 
  • Bununla birlikte bu gerçeğin genelde farkında olmadığımızı söylemek benim vatandaşlık görevimdir.
  • Binlerce yıldır, değişmeyen veya tahrip edilemeyen, cennet kıyılarımızın son 20–30 yılda dikkatsizce ve sorumsuzca tahrip edildiği acı bir gerçektir.
  •  Ege denizinin su berraklığı,yanlış yerde ve miktarda konuşlanmış balık çiftlikleri,doğru dürüst çalışmayan şehir arıtmaları ve büyük deniz araçlarının özensiz davranışları sayesinde hızlı bir biçimde doğal niteliğini kaybetmektedir. Denizlerimizi ve kıyılarımızı koruyarak gerekli yerlerde, doğa ile uyumlu yapılaşarak turizm gelirlerini arttırmak hem daha kolay hem de uzun vadeli gelirdir. Bu konuda gerek ilgili yöneticiler ve toplumumuzun her bir bireyi gereken özeni göstermek mecburiyetindedirler. Çünkü insan gücünün yıkıcı etkisinin bu denli arttığı bu dönemlerde yapılacak hatalardan dönüş imkanı da yoktur. Bizlerin sadece emanetçi olduğu,gelecek kuşakların da bugünün toprakları ve denizleri üzerinde hak ve söz sahibi olduğunu her zaman hatırlamak zorundayız.
  •  Bir şeyler üretirken başka değerleri kaybetmek üretmek anlamına gelmez.Üretim ancak başka değerler yok edilmediği sürece değerli ve anlamlıdır.
 Şairliğim yok dur ama içimden geldi

Yolun açık olsun
Yelkenlerin rüzgarla dolsun
Yeni ülkeler keşfet
Yeniliklere açık ülkem için
       
            TÜRKİYE'NİN KARADENİZ'İ ÇIKTI!


Özkan bey' in yeni kitabı Karadeniz sularını, kendisinin görüp kaleme aldığı Karadeniz suları hakkında faydalı bilgileri bir araya getirip sunması Türk Amatör Denizciliğine faydalı bir kitap olduğundan şüphemiz yok. Kendisine teşekkürler Çalışmalarında başarılar dilerim.
                                                                                 
Kayıtsız III daha yakından tanımak isti yenler için bur dan başlıya bilir.

                                                                                                            Saygılarımla Ergun Adlim


Yorumlar

  1. Teşekkür ederim.
    Yoruma bu şekilde başlamak istedim. O kadar soft, duru gerçek bir anlatım ve yazım şekliniz var ki keyif le okuyorum. Özkan Gülkyanak beyi de başarısından dolayı tebrik ederim. Saygılarımla...
    http://takimodam.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Serdar bey ben teşekkür ederim. Bayrağımızı ulusal sularda dalgalandıran canı gönülden tebrik etmek, onlara bir nebzede olsa destek vermek. Bizleri olduğu kadar milletimizi de onurlandıracakdır. saygılarımla

      Sil
  2. Blog keşif etkinliğinden geliyorum takipteyim :) Banada beklerim
    http://makyajligunler.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniz efendim bir mukabil...

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pirates of the Caribbean - Black Pearl

Korsanlar kelimesini duyduğumuz anda aklımıza hemen denizlerde gemileri yağmalayan, batıran ve insanları esir alan adamlar aklımıza gelir. Korsanlar bir milleti ya da ordu' yu  temsil etmezler onlar kendi aralarında bile birbirlerine düşmanlardır. Amaçları ganimetleri ele geçirmek hayatlarını devam etdirmek. İlk korsan hareketleri denizlerde başladığından hep akıllara ilk olarak deniz korsanları gelir. Günümüz de de halen Pasifik ve Hint Okyanusunda korsanlar bulunmak dadır.



Osmanlı devleti zamanında Korsan hareketleri şöyle başladı ;
  Oruç Reis’in Ege Denizin' de Rodos Şövalyelerine tutsak düşmesi, kardeşi İlyas' in şehit olması ile birlik de 1510 senesinde Oruç Reis serbest kaldıktan sonra, yaşadığı olayın etkisiyle tüccar yerine korsan olmaya karar verdi. Oruç Reis, Akdeniz kıyılarına akınlar düzenledi ve ganimetler elde etti. Hızır Reis ticareti bırakarak Tunus’un  Cerbe Adası’na gelip ağası (ağabeyi) Oruç Reisle beraber korsanlığa başladı. 1512 senesinde İki kardeş …

Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı

28. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı 24 Temmuz 2016 Pazar günü yapılacaktır. Kayıtlar 4 Ocak 2016 günü internet üzerinden başlamıştır.
Boğaziçi 2016 Yüzme Yarışı için yaşı, sağlığı, yüzme kabiliyeti uygun olan herkes aday olabilir. İlk başvuru Boğaziçi internet sitesinden üzerinden 04.Ocak.2016 ile 18.Mart.2016 tarihleri arasında

İstanbul, gerçek bir dünya şehri olarak, herkesin hayatında bir kez ziyaret etmesi gereken bir şehirdir. Doğu ve batı kültürlerinin büyüleyici bir harmanı; eşsiz kimliğiyle canlı ve modern bir şehirdir.

24 Temmuz sabahı, Boğazı’ın ünlü duraklarından Kanlıca’dan başlayarak binlerce yüzücü Avrupa’ya; Kuruçeşme’ye doğru kulaç atacak.  İstanbul kadar hızlı, İstanbul kadar hareketli, İstanbul kadar coşkulu...
28. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı 24 Temmuz 2016 saat 10:00'da İstanbul Kanlıca'da başlayacaktır.


Gemileri karadan yürüten "Cengaverler"

Osmanlı tarihini yazan ilk yazar Ahmedi kabul edilmektedir. Türk edebiyatında ilk İskendernâme ve sonundaki “Dâstân-ı Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i Osmân” kısmı ile şöhret bulan divan şairi. İkinci olarak  şair ve tarihçi Enveri gelir.


Enveri' ni yazmış olduğu Düsturname-i Enveri de geçen Gazi Umur Bey 1338 yılında Atina körfezi ile İnebahtı körfezi arasında 300 kadar gemilerini karadan yürütüldüğü yazmaktatır. Fatih Sultan Mehmet Düsturname-i Enveri okuduğu düşünülmekte ve Gazi Umur Bey'in yapmış olduğu gemileri karadan yürütme işlemini uygulamıştır.