Ana içeriğe atla

Kurtuluş Savaşı'nın İstiklal madalyalı kayıkçıları

  İstiklal madalyası Kurtuluş savaşı sonuçlandıktan sonra, savaş sırasında cephe ve cephe gerisinde yararlılık gösterenlere madalya verilmesi TBMM'nde görüşülüp. 29 Kasım 1920 de meclis'de kabul edilen 66 sayılı kanun olarak kabul edilerek yürürlüğe girdi.


  İlk olarak Mustafa Kemal ve 23 arkadaşına kırmızı-yeşil şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. Günümüzde en son ölen İstiklal Gazisi ve İstiklal madalyası sahibi Gazi Mustafa Şevki Yakut'tur. 1. Dünya savaşında Yemen cephesinde savaşmış, Arapların İngilizlerle birlikte olması üzerine esir düşmüş, 5 yıl esir hayatından sonra Mondros anlaşmasıyla beraber memleketine dönmüştür. Hatay ilinin Dört yol ilçesinde 1989 yılında vefat etmiştir.



  9 Haziran 1921 İstiklal savaşında kullanılacak cephane İnebolu'dan karaya çıkartılmaya ve cepheye götürülmeye başlandı.

  İstiklal mücadelesi sırasında öyle bir ilçemiz vardır ki. Cephe gerisinde olmasına rağmen İstanbul'dan Osmanlı silah ve cephanesini teknelerle getirip kayıklarla sahile taşımıştır. Burası İnebolu bir tarihin başlamasına öncülük etmiş. Kadını, çocuğu, yaşlısı omuzlarda ve kağnılarla İnebolu Küre Seydiler Kastamonu yolu ile bağımsızlık savaşı veren Kuvay-i Milliye güçlerine ulaştırmıştır.


  İnebolu kayıkçıları cefakar vatanı için Karadeniz'in hırçın sularında gönüllü, yürekten, ekmek su akıllarına gelmeden. Üç yıl Yiğit İnebolu kayıkçıları kahramanca devam etmişlerdir. Savaş bittiğinde göstermiş oldukları mücadele ve vatan için yapmış oldukları hizmet TBMM tarafından 11 Şubat 1924 tarihinde yapılan 99. oturumunda 66 numaralı kanunla İnebolu Mavnacılar Loncasına "Beyaz şeritli İstiklal madalyası ve beratı" sunulmuştur. İnebolu Mavnacılar loncasına verilen madalya, kayıkçıların şahsında tüm İnebolu halkına verilmiş bir madalyadır.

Savaşın kazanılmasında çok etkili olan bu hattın önemini Mustafa Kemal Atatürk şöyle dile getirmektedir.

 "Gözüm cephede kulağım İnebolu'da"

  İnebolu kayık çeşitleri;
  Denk kayığı, İnebolu kütüğü, Taş kayığı ve Pazar kayığı. İnebolu kayıkları "Kabuk tekniği" ile yapılmış son teknelerdir. Bu teknik günümüzdeki gemi yapım tekniğinin bir önceki şekli ve temeli olarak bilinir. Ortalama boyu 10-11 metredir. Bu teknikle yapılmış ve bütün olarak korunabilmiş dünyadaki tek tekne İstanbul'daki Beşiktaş Deniz Müzesinde sergilenmektedir. Sergilenen bu teknenin diğer bir özelliği ise, Kurtuluş Savaşında ikmal amacıyla bölgede kullanılan bir tekne olmasıdır.

 Kastamonu Valiliği yaptığı çalışmalar ile İstiklalin ruhunu taşıyan bu yol üzerindeki birçok tarihsel yapıyı restore etmiş, yeni işlevler vermiş, yolu heykeller ve anıtlarla süslemiş, rekonstrüksiyon yapmıştır. Bunun dışında yol uluslararası işaretleme sistemi ile işaretlenmiş ve sahip olduğu muhteşem doğa içerisinde 95 kilometrelik traking parkuru oluşturulmuştur. Parkurda bağımsız traking toplulukları yürüyüş ve kamplar yapabildiği gibi her yıl Kastamonu Valiliğince İstiklal Yolu yürüyüşleri de düzenlenmektedir.

  Bu yıl da 10 – 13 Haziran 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan yürüyüşe ilişkin detaylı bilgi www.kastamonukulturturizm.gov.tr adresinden ya da Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünden ( 0366 212 22 18 – 214 97 95 ) temin edilebilir.

  Tarihe geri dönüp bir bakmak için canlı tarihi yaşamış ama dili yok kayıklar bakan gözlere çok şeyler anlatacağından....

İstanbul Deniz Müzesinden Tarihi Kayıklar

İstanbul Deniz Müzesinden Tarihi Kayıklar

İstanbul Deniz Müzesinden Tarihi Kayıklar

Yorumlar

  1. ergun bey cok güzel bir yayın olmuş başarılar.dilerim..
    her zaman bu bolugun izleyicisi ve takipcisiyim iyi çalışmalar.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler Ayhan bey Hep beraber..
    Tarihimizi hatırlama ve hatırlatma adına elimizden geleni yapma çabası içindeyiz...

    YanıtlaSil
  3. Yazılardaki detaylar çok etkiliyor beni. Derin tarihimizin denizlerdeki kısmını veya karayla bağlantılarını keyifle okuyorum . Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Etkilenme içinizde ki deniz sevgisinden olduğuna şüphem yok. Yorumlarınızla renk katdığınız yazılar daha da mükemmel oluyor. Teşeşkürler

      Sil
  4. Gerçekten çok hoş bir yazı olmuş...Bilgilendirici ve etkileyici...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Mehmet bey
      Elimizden gelen... Tarihi bir nebze olsun hatırlayabilmek ve unutmamak gayesi ile....

      Saygılarımla

      Sil
  5. Kurtuluş savaşı için topyekûn tabiri kullanılır ya ne kadar doğru.Tüm yokluk ve yoksulluklara karşın halk bu savaşa inandığı için kazanıldı. Karadeniz takalarının da savaşda yararlık gösterdiklerini biliyordum ama İstiklal Madalyası kazandıklarını şimdi öğrendim. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Rabia Hanım
      Bir milletin var olma mücadelesine her şeyi ile katılmasına...
      Karadeniz de kendi gemisi düşmanın eline geçmesin diye batırmış. Sonra tekrar çıkarıp görevine devam ettirmiş bir millet...

      Saygılarımla

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Pirates of the Caribbean - Black Pearl

Korsanlar kelimesini duyduğumuz anda aklımıza hemen denizlerde gemileri yağmalayan, batıran ve insanları esir alan adamlar aklımıza gelir. Korsanlar bir milleti ya da ordu' yu  temsil etmezler onlar kendi aralarında bile birbirlerine düşmanlardır. Amaçları ganimetleri ele geçirmek hayatlarını devam etdirmek. İlk korsan hareketleri denizlerde başladığından hep akıllara ilk olarak deniz korsanları gelir. Günümüz de de halen Pasifik ve Hint Okyanusunda korsanlar bulunmak dadır.



Osmanlı devleti zamanında Korsan hareketleri şöyle başladı ;
  Oruç Reis’in Ege Denizin' de Rodos Şövalyelerine tutsak düşmesi, kardeşi İlyas' in şehit olması ile birlik de 1510 senesinde Oruç Reis serbest kaldıktan sonra, yaşadığı olayın etkisiyle tüccar yerine korsan olmaya karar verdi. Oruç Reis, Akdeniz kıyılarına akınlar düzenledi ve ganimetler elde etti. Hızır Reis ticareti bırakarak Tunus’un  Cerbe Adası’na gelip ağası (ağabeyi) Oruç Reisle beraber korsanlığa başladı. 1512 senesinde İki kardeş …

Gemileri karadan yürüten "Cengaverler"

Osmanlı tarihini yazan ilk yazar Ahmedi kabul edilmektedir. Türk edebiyatında ilk İskendernâme ve sonundaki “Dâstân-ı Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i Osmân” kısmı ile şöhret bulan divan şairi. İkinci olarak  şair ve tarihçi Enveri gelir.


Enveri' ni yazmış olduğu Düsturname-i Enveri de geçen Gazi Umur Bey 1338 yılında Atina körfezi ile İnebahtı körfezi arasında 300 kadar gemilerini karadan yürütüldüğü yazmaktatır. Fatih Sultan Mehmet Düsturname-i Enveri okuduğu düşünülmekte ve Gazi Umur Bey'in yapmış olduğu gemileri karadan yürütme işlemini uygulamıştır.


Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı

28. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı 24 Temmuz 2016 Pazar günü yapılacaktır. Kayıtlar 4 Ocak 2016 günü internet üzerinden başlamıştır.
Boğaziçi 2016 Yüzme Yarışı için yaşı, sağlığı, yüzme kabiliyeti uygun olan herkes aday olabilir. İlk başvuru Boğaziçi internet sitesinden üzerinden 04.Ocak.2016 ile 18.Mart.2016 tarihleri arasında

İstanbul, gerçek bir dünya şehri olarak, herkesin hayatında bir kez ziyaret etmesi gereken bir şehirdir. Doğu ve batı kültürlerinin büyüleyici bir harmanı; eşsiz kimliğiyle canlı ve modern bir şehirdir.

24 Temmuz sabahı, Boğazı’ın ünlü duraklarından Kanlıca’dan başlayarak binlerce yüzücü Avrupa’ya; Kuruçeşme’ye doğru kulaç atacak.  İstanbul kadar hızlı, İstanbul kadar hareketli, İstanbul kadar coşkulu...
28. Samsung Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı 24 Temmuz 2016 saat 10:00'da İstanbul Kanlıca'da başlayacaktır.