2 Temmuz 2020 Perşembe

Kayıkçılıktan Metroya geçme

  İstanbul boğazın iki yakasında yerleşim alanları tarih boyunca devam ede dursun, iki yaka Avrupa kıtasının bitiş noktasını, Asya kıtasının başlangıç noktasını belirlemesi açısından ulaşım ilk olarak kayıklarla başlamış. Dedemde İstiklal savaşından sonra bur da kayıkçı olarak hayatına devam etmiş. Kayıkçılar iskeleler arası İnsan, Hayvan, Yük taşımacılığını iskelede bulunan kayıkçı kethüdaları kayıt altında alır, taşıma fiyatlarını belirler, kontrol ederdi. ⛴⛴⛴

  Kayıklar taşıdığı yolcu sayısına göre belirlenir, tek kürekli çift kürekli kayıklarda erkekler ile kadınlar aynı kayıkla taşınmazdı. Kayıkçıların kıyafetleri genelde beyaz pamuklu şalvar, ipek ceket ve mavi püsküllü parlak kırmızı fes giyerlerdi. Kayıkçılarında tarih deki yeri Abdülhamit hanın Şirketi-i Hayriye'yi kurmasıyla taşımacılık yönü gemilere geçti.


  Evliya çelebi seyahatnamesinde İstanbul da 8000 kişinin kayıkçılık işiyle uğraştığı söylenmekte. 1751 yılında yapılan bir kontrol da 1224 kefil li ve 12 kefilsiz kayıkçı saptanmış; 1802 yılında yapılan bir başka sayımda ise 6572 kayıkçı kaydedilmiştir. yine bu aynı sayım sonucunda haliç ve boğazda çalışan kayıkçıların çoğunlukla müslüman, yenikapı, samatya ve kumkapı bölgelerinde çalışan çoğu kayıkçının ise rum olduğu görülmektedir. 👫


  İstanbul boğazın şirin yolcu gemileri ufak şirin benim en çok binerken sevindiğim inerken üzüldüğüm gemi Kalender'di kışın motor kısmının yan tarafına geçer ısınırdım. O motor sesi, tornistan yapması kulaklarımda dün gibi. Genelde gece Üsküdar iskeleye yanaşması uzun sürer. Gemiden inenler genelde Kaptan bakmadan gitmezlerdi. 

  Gemiler sabah akşam çok yoğun olurdu. Sabahları gazeteler açılır, çaylar şıngırdardı. Akşamları genelde ya simit, simit bayatsa geminin bindiğin an seni Badem Kurabiyeci karşılardı. Gemilerde satıcılar genelde gündüz iş yapamadı ise gece satışa devam eder. Aklınıza gelebilecek Tahtakale ürünlerini satmaya çalışırlardı.


  Gemilerinde ömürleri köprüler yapılana ve arabaların çoğalmasıyla yavaş yavaş yolcuları azaldıkça sefer sayıları düştü. Bunun yanı sıra eskiden sis olduğu zaman bütün gemilerin çalışması durur bizde Beşiktaş Üsküdar arası o korkusuz ufak motorlara karşıya geçerdik ki işe geç kalmamak çabaları👀. Bu motorların daha büyükleri geldi ve daha çok yere taşıma yapar hale geldiler. Böylelikle taşıyan araçlar çoğaldıkça yolcular için alternatif çoğaldı.

  
  Tarih nasıl kayıkçıları yedi ise tarih şimdide gemicileri yer hale geldi. Çünkü Deniz altından giden Metro geldi. Fakat Boğaz içinde kendi gözükmüyor, ama kayıkçıların yerini alan gemilerin işini iki dakikada yapıyor. Sabah akşam işe gidenler açışından bulunmaz nimet, aklıma ilk Eminönü'nden bindiğim Troleybüs geldi. İstanbul Troleybüs hızından Metro hızına geldi. İler ki senelerde bu Metro için de uçan arabamı gelir Işınlamamı gerçek olur onu ben bilemem bilim bilir. Ama bir şeyler gelecek bir gerçek elli senede bunlar geldi geçti iler ki ellide bu gençlik neler getirir onların beyinlerinden bakmak gerekiyor.
                                                                                                            Saygılarımla Ergun Adlim
                                                                                                               

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorum Kuralları:
-Reklam ve tanıtım içeren yorumlar yasaktır.
-Küfür ve hakaret içeren yorumlar yasaktır.
-Anahtar kelime ile yapılan yorumlar yasaktır.
-Sadece konu ile ilgili yorumlara cevap verilir.